GCM Yatırım Araştırma Müdürü Ayyıldır, 10 Aralık’ta ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yayımladığı ekonomik projeksiyonların, politika yapıcılar arasındaki görüş ayrılığının belirginleştiğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.
Medyan beklentisinin, 2026 yılı için politika faizinin yüzde 3,40 seviyesine gerileyeceğine işaret ettiğini, mevcut federal fon hedef oranı dikkate alındığında bu görünümün iki faiz indiriminin hala masada olduğunu gösterdiğine vurgu yapan Ayyıldır, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Ancak detaylara bakıldığında, 19 Fed üyesinden 15’inin yüzde 3,00 – yüzde 4,00 aralığında oy kullandığı görülmektedir. Bu grubun içerisinde; 3 üye faiz artışı, 4 üye ise faizlerde değişiklik yapılmaması yönünde görüş bildirmiştir.
Bu dağılım, Fed içerisinde tek yönlü bir politika mutabakatından ziyade, veri bağımlılığının giderek arttığı bir karar mekanizmasına işaret etmektedir.
Bu çerçevede, 18 Mart 2026 Fed toplantısında açıklanacak yeni ekonomik projeksiyonlar öncesinde bankanın mevcut veri setini ne ölçüde bütüncül okuyabileceği ve bu ayrışmayı azaltıp azaltamayacağı, piyasa oyuncularının kısa vadeli stratejileri açısından kritik önemdedir.
Ertelenen istihdam ve zamanı birkaç gün ötelenen enflasyon verilerinin aynı haftada açıklanacak olması, piyasalarda volatilitenin ve yön arayışının artabileceği bir zemin oluşturmaktadır. Bu süreçte yalnızca tek bir veri değil, verilerin birbiriyle kurduğu tutarlılık fiyatlama davranışlarının ana belirleyicisi olacaktır.
Swap piyasası fiyatlamalarına bakıldığında, Fed’in ilk faiz indirimine ilişkin beklentinin Haziran 2026 toplantısında yoğunlaştığı görülmektedir. Yıl geneline ilişkin beklentiler ise:
Minimum 2, Maksimum 3 faiz indirimi olacak şekilde şekillenmektedir.
Burada önemli bir ayrımı vurgulamak gerekir; Haziran beklentisi, yeni başkanla birlikte “psikolojik bir politika değişimi” varsayımından ziyade, makroekonomik göstergelerin ancak bu tarihe kadar yeterli veri tutarlılığı sunabileceği düşüncesine de dayanabileceği göz ardı edilmemelidir.
Dolayısıyla enflasyon–istihdam ayrışmasının hangi yönde evrileceği, Fed içindeki görüş farklılıklarının konsensusa mı yoksa daha sert bir ayrışmaya mı dönüşeceği sorusunun yanıtı açısından belirleyici olacaktır.
Tarım Dışı İstihdam verisine ilişkin 68 ekonomist ve analist tahminde bulunmuştur. En yüksek tahmin 135 bin, en düşük tahmin -10 bin olurken, piyasa medyan beklentisi 69 bin seviyesinde oluşmuştur. Bu kapsamda, -10 binin altında veya 135 binin üzerinde gerçekleşecek bir veri, piyasalar açısından sürpriz olarak değerlendirilerek fiyatlama etkisinin daha sert olmasına neden olabilir.
Tahmin performansı en başarılı 9 katılımcının öngörülerinin 0 – 90 bin aralığında yoğunlaşması, negatif ve en yüksek tahminin bu bölüm içerisinde olmaması piyasanın aşırılık beklemediğini ancak belirsizliğin yüksek olduğunu göstermektedir. Bu nedenle gerçekleşmenin medyan beklentiden sapma derecesi, Fed’in faiz indirim patikasına yüklenen anlam açısından kritik olacaktır.
İşsizlik oranına yönelik 67 ekonomist ve analist tahminde bulunmuş; en yüksek beklenti yüzde 4,50, en düşük beklenti yüzde 4,40, piyasa medyan beklentisi ise yüzde 4,40 olarak kaydedilmiştir. Yüzde 4,00 seviyesinin üzerinde seyreden ve son beş aydır yükseliş eğilimini sürdüren işsizlik oranı yüzde 4,6’ya ulaştıktan sonra Fed üzerinde baskı oluşturmuş ancak 2025 yılını tamamlarken bu rakam yüzde 4,4’e düşerek hem Fed projeksiyonunu desteklemiş hem de piyasalarda Fed üzerindeki baskıyı sınırlandırmıştı. Bu açıdan yüzde 4,4 üzerinde gelebilecek her sonuç Fed üzerinde baskıyı yeniden artıracağı gibi yüzde 4,4 altındaki bir sonuç ise faiz indirimi beklentileri için aceleci bir yaklaşıma ihtiyaç yok rahatlığını gündeme taşıyabilir."
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 Özel Oturum Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.